More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  ¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸ EN SEV...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

¸¸.•*´¯`v´¯`*•.¸¸ EN SEVGİLİYE ¸¸.•*´¯`v

вιz ηє ѕєν∂αℓαя göммüşüz göηüℓ кαвяιѕтαηιмιzα...
View space
MÜRŞİT
View space
Gizli İnci
View space
:... кαяα ρσşυ...:
View space
İBRAHİM
View space
pelin
View space
Rabbim beni kendine dost edindiklerinin dostu eyle
View space
salıh
View space
☆★【cяιιsS】•…•
View space
AKDENİZ RÜZGARI
View space
lale-i aşk
View space
S!M@
View space
BaHaRıN KıZı
View space
savash
View space
TaTLı BeLaM
View space
~~HASAN~~
View space
(@)GÜLİ RANA(@)
View space
mahmut
View space
¨˜”°º•♥ DUYGUSALCA♥ l•º°”˜¨¨˜
View space
07_๒คtı_ﻮєภçlเğє_รєlค๓
View space
cemal
View space
ABDULLAH
View space
ERCAN
View space
๓ยђค๓๓є๔
View space
ĸάяdэ£эή
View space
ÖMER FARUK
View space
turban
View space
. en sevdiğim
View space
+[MülteCi uÇurtMa]+
View space
ch@TL@q
View space
CEKİC@N
View space
ibrahim
View space
şahin
View space
________musahabe.09
View space
DESTEGÜL
View space
la fatina....
View space
ejder

April 19

LALELER

 
August 15

yürüyeceksin ama yılmadan

 

Alıntı

DEBU (LA İLAHE İLLALLAH )
  
    
February 17

DEBU (LA İLAHE İLLALLAH )

  
 
  
July 28

BİR BAKMIŞIM GECE OLMUŞSUN ! BİR BAKMIŞIM GÜNDÜZ !

 

bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum. üşüyorum. ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava. sen yoksan , mevsim normallerinin altında. bu yüzden meteoroloji raporları umrumda bile değil. kar mı yağıyor, yoksa yağmur mu, bana ne? ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten, daha ne kadar ıslanabilirim ki?
burada mısın, değil misin belli değil. bazen gidişlerin kahramını oluyosun, bazen de yalnız karanlıklardasın. bitmek bilmez bir şarkısın;ama , ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söylemiyorsun? neden susuyorsun?
aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimsede yoktur üstelik. kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi. hemde iflah olmaz hastalar bölümüne..
yokluğuna alışmaktan korkuyorum, ne kadar kötü..yokluğunu yürüyorum sokaklarda.yokluğunu içiyorum kadeh kadeh. hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni. hiçbi şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde,ölümün soğuk hissederek. anlamlı olan bir şey yoktur onlar için.belki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen,bu bekleme işkencesi bitsin diye..bu yokluk hissi öldürecek beni...
gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havandırıyor, kanat seslerini duy.gelmek iste yeter ki,yorulmayasın diye kuşlarım taşır seni bana.bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana.. göreceksin, sevdanın çiçek çiçek açtığını, umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını.anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak. ben o gönlü genişlerden değilim. madem içimdesin,yüreğimde taşıyorum seni, o zaman yanımda da olmalısın.sensiz yaşanmayacak ötesi yok...
şimdi yanlız geceleri seviyorum.seni yıldızlarda buluyorum. daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı.mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken seni düşünmek "yokluğunu değil ama" daha iyi.bütünüyle sen oluyorsun o zaman her yerde.ne kadar çok yakışıyorsunuz birbirinize,sen ve gece..zaman geçer her şey unutulur,bir örtüyle kaplanır acılar,ama.. bir tek seni unutamam
..... 

 

.

 

 
 

 

 

April 17

VURGUN BİR SEVDA

.*.*.*.*.*.*.*.*.*
 


 

Sürgünüm ben bu sevdaya....Birinci sınıf bir sevdada üçüncü sınıf bir aşığım.Arabesk bir acı,alaturka bir hasret,uçuk hayallerim var aşka dair.İflah olmaz bu yüreğim.Söyledim ya sürgünüm ben bu sevdaya...
Çoktandır nadasa bıraktığım gönlüme ekilmiş sarmaşık tohumlarının büyüyüp yeşermesi,önüne gele her şeyin şeklini alarak üstünü sarması gibi tüm ruhumu saran bir sevda bu.Bana yaşamadıklarımı yaşatan,bilmediklerimi öğreten,acıtan,kanatan,yaralayan bir sevda.
Ben alışkın değilim birinci sınıf aşklara.Alafranga sözler bilmez dilim,yeri değil deyip saklamaz aşkı sandıklara yüreğim.Acıyı görünce sıvışmaz sevdanın tam orta yerinden.Aksine göğüsler hançer gibi hasreti,karşılar ve ağırlar ayrılığı.
Dedim ya üçüncü sınıf bir aşığım ben.Arabesk yaşarım aşkımı.Gurur deyip tutmam göz yaşlarımı.Yenilip gururuma GİT demem kalmasını istediğim sevgiliye.Yeri gelir kırılırım,kırılmasın sevdalım diye.Yakışmaz yüreğime üç günlük bir aşk.    (ALINTI)

 

 

March 27

ALEMLERİN SEVGİLİSİNE

.*.*.*.*.*.*.*.*.*
 


 

PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN VEDA HUTBESİ

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M . Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:

 

"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür.”

 

"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.  İnsanlar! Bugünleriniz nasıl  mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım!  Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan  dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin  anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç   şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin sünnetidir.

Mü'minler!  Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar  kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar!  Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Ey insanlar!  Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında  en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.  Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine  suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

-  Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

-  Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

-  Zina etmeyeceksiniz.

-  Hırsızlık yapmayacaksınız.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? "

Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! "

 

 
                                                           

 
March 06

BAKALIM NE ZAMANDAN BERİ BURDASINN :)

 

 

February 05

TÜRKİYEM

 

 
 
       

February 02

HİCRET

 

HİCRET
 

Elimin içine soğuğunu akıtan kurşundan bir kalem var...Ağlıyor...ve defterin içine akıtıyor gözlerindeki nemi. Keşke diyor, böyle nem akıttığım gibi, Peygambere atılan taşlara siper etseydim kendimi. Elimde ağlayan bir kalem, keşke diyor bir müşrikten dökülen kötü sözlere, dökseydim içimi... Elimde ağlayan bir kalem keşke diyor, Hz.Muhammed’in(s.a.v) Mekke’ye vedasından önce, Hz.Ali’ye bıraktığı emanetler içerisinde, bir garip gözyaşı akıtsaydım... Yazsaydım...Ya Muhammed (s.a.v), bırakma Mekke’yi...Ya Muhammed (s.a.v) gülüşünden mahrum bırakma merhamet iklimini... Mekke’de hurma ağaçlarının gözlerinden aktı şefkatinin şerbetine bulanmış gözyaşları...Bir yağmur yağacaktı belki, çocuklar kumdan arabalarının arkasında, senin ayak izlerini taşıyacaklardı. Mekkenin yetimleri asıl sen gidince yetim kaldı. Bir çocuğa sorsan belki ağlamaktan konuşamayacaktı, sen onların başını okşadığında rüzgar duana tutunup güneşe sarınacaktı. Mekke sokakaları sordular sanki, Ya Muhammed (s.a.v) Cennetin sokağına varacak olan ayaklarını, bir daha bağrımıza basamayacakmıyız. Ya Muhammed(s.a.v), Ebubekir’le beraber gelirken sen, üzerimizde duran şükür secdesine kapanmış taşların gözyaşlarına karışamayacakmıyız bi daha. Yetimliğine ağlayan şu gözyaşlarıda, şimdi gözyaşı döküyor…soruyorlar; Mehammed nereye gidiyor... O gece Hz.Ali ve Hz.Ebubekir biliyor gerçeği. Müşrikler kumların üzerinde Muhammed’in kanını akıtmayı düşünürken, Hz.Ali vardı Muhammed’in yanında. Cebrail dedi: Ya Muhammed(s.a.v) bu gece yatağında uyuma. Hz.Ali girdi Muhammed’in cennet döşeli yatağına, Mekke’nin gecesi ağlıyor ve ağlayarak daha çok karanlığa gizleniyor, bütün müşriklerin gözlerine iniyor gece, iniyor ki göremesin müşrikler Allah’ın Rasülünü. Hz.Muhammed(s.av) ve Hz.Ebubekir sığındılar Sevr mağarasının kalbine. Sevr heyecanlı...bir Peygamber var içinde. Servin kalbi çarpmakta ve Peygamberi saklayacak kuşların kanat sesleri içinde yankılanmakta . Güvercinler kanatlarını Peygamberin merhameti gibi içine aldılar. Ve yuva kurdular bir dua gamzesi gibi kondular Sevr mağarasının yanağına, örümcekler ağlarını nurdan bir iplikle ördüler Sevr mağarasının yüzüne. Sevr mağarası sevinçten ağlar gibi sanki, çünki içinde bir Peygamberi saklamakta, ve Ebubekir’in saçlarına akmakta, Sevr mağarasının sevinç gözyaşları. Müşrikler Sevr mağarasının önüne geldiklerinde, müşriklerin acımasızlığına nurdan bir ağ ördü örümcekler. Ve bilselerdi Muhammed’i bir daha göremeyecekler, yollarını değiştirip acımasızlığın kılıcını Sevr mağarasına çekmekten vazgeçecekler... Müşrikler gitti servin önünden, kuşlar alınlarını yeni kaldırdı şükür secdesinden. Hz.Muhammed Ebubekir’le çıktı servin kalbinden. Örümcekler dediler..Ağımızı bir daha mübarek ellerin delsin. Kuşlar dediler,ya Muhammed, senin kalbin gibi çırpalım kanatlarımızı ve Medine’ye gitki dinsin seni bekleyenlerin kalbindeki sızı. Kumlar Peygamberin ayakları altında ezilmek için, birbirlerini ezdiler.Hz. Muhammed geliyordu, bunu tane tane sezdiler, Medineliler Hz.Muhammed’i(s.a.v) beklediler hurma ağaçlarının gölgesinde ve duydular ki Hz.Muhammed Kuba’da ve öğrendiler ki Hz.Muhammed (s.a.v) Kuba’da bir mescid yaptırmış, alnındaki nur damlarlı dökülmüş Kubanın topraklarına ve ilk Cuma namazı , ilk tekbirler, ilk şükürler, duaların arasından yeşeren ilk şükür tohumları Kuba’nın bağrında. Kuba ağlıyor ve çağırıyor, gelin eyy inananlar Hz.Muhammed (s.a.v) burada, Ebubekir burada... tekbirler müşriklerin mühürlenmiş kulaklarında patlıyor. Allahuekber diyor Peygamberin eline dokunan Kubanın duvarları, Allahuekber... Medinenin ağaçları gözyaşları içinde, Medine’nin kumları ayakta, Hz.muhammed(s.a.v) Hz Ebubekir’in yanında.Hz.Muhammed geliyor meleklerin kucağında, Medine günlerdir bekliyor geliyor kalk Medine Hz.muhammed(s.a.v) sana geliyor...Çocuklar indiler develerin üzerinden, koştular damlara, develer süpürdüler eğilerek Peygamberin ayak bastığı Medine topraklarını, kadınların dilinden dökülen şiir sanki Peygambere dökülen nurdan bir nehir, ...Ay doğdu üzerimize veda tepelerinden.... Müslümanlar şükür secdesine kalktılar, hepsinin yüreğinden döküldü kasvet taşları ve hepsinin gözlerinden aktı şükrün yaşları, Ya Muhammed hoş geldin, Ya Muhammed nurun senden önce geldi Medine’ye. Ya Muhammed hoş geldin Ya Muhammed hoş geldin... Hüzün kaydı bir yıldızın kaydığı gibi hicret gecesinden. Bu hicret unutulmayacak...Bu hicret inananların kalbinden Allah’a doğru akan rahmet ırmaklarını hatırlatacak. Bu hicret tane tane konuşulacak. Bu hicret bize gelişin, bizim sana gidişimiz Bu hicret alınların secdeye sığınması, Bu hicret bir müşrikin kalbinde çatırdayan mührün açılışı ve kanayışı, Bu hicret bir müminin Allah’a yakarışı... Hicretin 1427.yılında seni düşünüyoruz. Kalplerimizi salavatlar içine sararak, senin şefaatine nail olacağımız günü bekliyoruz. Ya rasulallah sen Medine’nin beklediği, Mekke’nin özlediğiydin…Seni kalplerine mescid yapan Müslümanların kalbinde bekliyor ve özlüyoruz… ...Allahümme salli ala seyyidina Muhammed’in ve ala ali Muhammed...

 

SEYFULLAH KARTAL ( sarpa sardım düşlerimi )