Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
İşte ben sensiz geçen bir güne daha merhaba diyorum. Tadı yokki bir somun ekmeğin,suyun, Soluduğum havanın, Tadı bile yok ne şekerin ne tuzun. Yokki sevenim,
Ben çiçekleri bile sevemem korkarım dikenlerinden. Ben aşık olmadım,belki oldum göründüm. Yaşamımdaki aşkı, İçemedim ki o duyguyu acımı tatlımı.
Sabır, sabır çektikçe ufalanır parçalanır yüreğim... Beni bugün benimle bırakın acılarımla, Tükenip giden umutlarımla. Uğraşmayın benimle, Acımayın boş çuvallar gibi atın. Atın ne fark eder ki...
Vurun be vurun; Birde siz vurun,ne yani vurulmadık yerim mi kaldı? Korkmuyorum ölmekten, Artık ölüm bile bana boş geliyor. İşte ben bunlerı yaşıyorum.
İşte ben denizim. Azgın dalgalara kapılmış bir gemi, Yokki yok gidecek hiç bir yeri. Aşkım bu mısraları içimden geldiği gibi yazıyorum Biraz duygusal oldu ama bu gece şairliğim tuttu. Ve ağlıyorum AĞLIYORUM..! Seni bilmesemde görmesemde ne fark eder ki ben senın o tertemiz yüreğini seviyorum. yazan cahit akay
Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin…
Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin
Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim... Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim... sevgilerimle cahit akay e gözyaşını d
t
SöyLe bana sebepsiz biter mi a$k ,, affeder mi a$k .! sin…
Zor iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder sevgilerimle cahit akay
Ey
Sevgili Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor
günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne
olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sensiz dünya
zilletle boğuluyor Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor Toplumun
ahlakı gitgide çöküyor Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Geceler
karanlık, yokluğunda her saniye Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
Tutamazsam elini sırat üzerinde Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Bir bilal
olamadım ezanın için Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim Sen varken,
sensiz olmak bilmem niçin Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Seni anar Ya
Muhammed Kubbe-i Hadra Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında Ne olur biraz gül bana Resul-ü
Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sel olur göz
yaşlarım, ismini duyunca Tebessümün de ne hoştur ukbada Şefaatini eksik
eyleme mahşer anında Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Alemlere
rahmetsin nurun ile Kalplere düstursun ahlakın ile Salat-u selamlar
sanadır Ya muhammed Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)
HAYIRLI
GECELER BİRTANEM TÜM MUTLULUKLAR SENİN OLSUN RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ
OLSUN
Ey
Sevgili Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor
günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne
olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sensiz dünya
zilletle boğuluyor Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor Toplumun
ahlakı gitgide çöküyor Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Geceler
karanlık, yokluğunda her saniye Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
Tutamazsam elini sırat üzerinde Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Bir bilal
olamadım ezanın için Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim Sen varken,
sensiz olmak bilmem niçin Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Seni anar Ya
Muhammed Kubbe-i Hadra Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında Ne olur biraz gül bana Resul-ü
Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sel olur göz
yaşlarım, ismini duyunca Tebessümün de ne hoştur ukbada Şefaatini eksik
eyleme mahşer anında Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Alemlere
rahmetsin nurun ile Kalplere düstursun ahlakın ile Salat-u selamlar
sanadır Ya muhammed Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)
HAYIRLI
GECELER BİRTANEM TÜM MUTLULUKLAR SENİN OLSUN RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ
OLSUN
Ey
Sevgili Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor
günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne
olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sensiz dünya
zilletle boğuluyor Asr-ı saadet günleri hasretle çekiliyor Toplumun
ahlakı gitgide çöküyor Ne olur biraz gül bana Habib-i Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Geceler
karanlık, yokluğunda her saniye Ay doğmuş, güneş batmış ne çare bu çileme
Tutamazsam elini sırat üzerinde Ne olur biraz gül bana Nebi-î Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Bir bilal
olamadım ezanın için Çıkıpta sahraya, kavrulmadı ayağım elim Sen varken,
sensiz olmak bilmem niçin Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Seni anar Ya
Muhammed Kubbe-i Hadra Yoktu keder yoktu zulüm asr-ı saadet zamanında
Kapılar aralanıyor karanlıklar ortasında Ne olur biraz gül bana Resul-ü
Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Sel olur göz
yaşlarım, ismini duyunca Tebessümün de ne hoştur ukbada Şefaatini eksik
eyleme mahşer anında Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa
Alemlere
rahmetsin nurun ile Kalplere düstursun ahlakın ile Salat-u selamlar
sanadır Ya muhammed Ne olur biraz gül bana resul-ü Kibriya Ne olur
ümmetinden eyle Muhammed Mustafa(S.A.V)
HAYIRLI
GECELER BİRTANEM TÜM MUTLULUKLAR SENİN OLSUN RABBİM YAR VE YARDIMCIMIZ
OLSUN
Önemli konular var. İslam adına doğru bildiğimiz yanlışlar, orucumuzun bozulmasına neden olacak şeyler.. Muhteşem bir rehber.. Tavsiye ederim.
CODE
İÇİNDEKİLER
Orucun Tarifi 1 Orucun Farz Kılınışı 1 Orucun Farz Oluşunun Delilleri 1 Orucu İnkâr Edenin Hükmü 2 Orucun Çeşitleri 2 Orucun Şartları 4 Ramazan Ayının Sabit Olması 5 Orucun Vakti 7 Niyet 7 Niyetin Mahiyeti 7 Oruca Niyetin Vakti 8 ORUCU BOZAN VE BOZMAYAN ŞEYLER 8 Mazmaza, istinşak ve istincada mübalağa 8 Satın alacağı şeyin tadına bakmak 8 Su ile serinlemek 9 Kişinin eşini öpmesi, okşaması vs. 9 Tabii olmayan yollardan boşalmak 9 Kasten yemek, içmek, cinsel ilişkide bulunmak 10 Unutarak yemek, içmek, cinsel ilişkide bulunmak 10 Hata ile yiyip içmek, kar vs. yutmak 11 Abdestten sonra ağızda kalan yaşlığı 11 Baş kısmından burna inen akıntıyı yutmak 11 Uyku halinde yiyip içmek 11 Dişlerin arasından çıkan kanı yutmak 11 Ağızdan inen salyayı yutmak 12 Kişinin kendi ıslak dudağını emmesi 12 Gözyaşı veya ter yutmak 12 Dişler arasında kalan kırıntıyı yutmak 12 Buğday tanesi, susam vb. yutmak 12 İğne vurdurmak 13 Serum bağlatmak 14 Bakmak, düşünmek veya seyretmek yoluyla boşalmak 14 Vücuttan çıkan mezi veya vedi 14 Sürme çekmek, damla damlatmak 14 Kan vermek, hacamat yaptırmak 15 Misvak kullanmak 15 Diş fırçalamak 15 Banyo yapmak, suya (denize, havuza vs.ye) girmek 16 Kulağa damla damlatmak 16 Kulak çöpü kullanmak 16 Burna ilaç damlatmak 16 Burna inen sümüğü yutmak 16 Balgam yutmak 17 Yemeğin tadına bakmak 17 Sakız çiğnemek 17 Hamile veya süt emziren kadın 18 Oruçlu iken ihtilam olmak, cünüp olarak sabahlamak 18 Koku sürünmek 18 Sigara, toz, duman, buhur, sinek vs. 18 Diş çektirmek 19 Jöle, merhem, krem, ruj sürmek 19 Ağız dolusu kusmak 19 Hamur veya un yemek 20 Çiğ et yemek 21 Tenasül uzvuna damlatılan su veya yağ 21 Islak veya kuru parmağın ön veya arka tarafa sokulması 21 Vücuda saplanan demir, tahta vs. 21 Niyet olmaksızın yiyip içmeyen 22 Oruca niyet etmeden yiyip içen 22 Karpuz kabuğu, çamur, tütün vb. 22 Esrar, sigara, afyon vs. kullanmak 22 Taş, demir, kuru kabuklu fındık, badem vs. yutmak 23 Kâğıt parçası, toprak, kabuklu yumurta vs. yemek 23 Başkasının tükürüğünü veya lokmasını yutmak 23 Fecrin doğmadığını veya güneşin battığını zannederek yiyip içmek 24 İşçi ve çalışanın orucu 24 Çocukların oruç tutmalarının hükmü 25 Sefere çıktıktan sonra orucu bozmak 25 Orucunun bozulduğunu zannederek yiyip içen kimse 25 Burundan boğaza giden kan 27 Doğum yapmak, çocuk emzirmek 27 Burna katı merhem sürmek 28 Makata fitil koymak 28 Traş kesiğine kolonya, kan taşı sürmek 28 ORUÇLU İÇİN SÜNNET OLAN ŞEYLER 28 ORUÇ TUTMAMAYI MUBAH KILAN ÖZÜRLER 29 Yolculuk 29 Hastalık 30 Düşmanla Cihat 30 Zorlama (İkrah) Hali 30 Şiddetli Açlık ve Susuzluk 31 Gebelik, Süt Emzirmek 31 Hayız ve Nifas Hali 31 Yaşlılık 31 KEFFARET 32 Keffaretin Mahiyeti 32 Oruç Kefareti 32 Keffareti Gerektiren Şartlar 35 FİDYE 35 FİTRE SADAKASI 36 TERAVİH NAMAZI 38 İTİKÂF 40 İtikâfın Manası 40 İtikâfın Çeşitleri 40 İtikâfın Şartları 41 İtikâfı Bozan ve Bozmayan Şeyler 42 BAYRAM NAMAZI VE BAYRAM 42 Bayram Namazı 42 Ramazan Bayramı’yla İlgili Sünnet ve Edepler 44 Kaynaklar
Her gece saatler melankoliye döner ve söner şehrin ışıkları. Ya sonra... Bilirmisin, saatin bilmem kaçı, güvercinler kanatlarında melodiler türetir ve parmakların uçlarında zul olur. Mistik bir andır yaşayacağın. Şehrimin emanetini sana bırakıyorum mahmur bakışlarımın altında. Sahip çık emanete ve kendine sevdaseli, duyguseli yoğunluğunda iyi bak. sevgiyle kal. Mutlu sabahlar.